Yükleniyor...

INVESTİGATİON OF THE APPLİCABİLİTY OF NATURE-BASED SOLUTİONS İN FLOOD MODELİNG AND RİSK REDUCTİON İN ESENYURT DİSTRİCT

Due to climate change, the impacts of which are observed worldwide, together with rapid population growth and intensive urbanization that have expanded impervious surfaces and disrupted the natural balance of infiltration and evaporation, the frequency and severity of flood, flash flood, and inundation disasters have increased in recent years, particularly in the Marmara Region.

In this context, identifying flood/flash flood/inundation disaster risks in the province of Istanbul, analyzing the potential hazards that may arise under different climate and precipitation scenarios, and developing disaster scenarios are of critical importance.

It is well known that flood risk reduction practices limited solely to river channel rehabilitation and structural interventions may result in adverse consequences, such as the degradation of ecosystem integrity, reduced natural water retention and delay capacity, and increased long-term risks.

Therefore, this study aims to investigate the role of nature-based solutions in flood occurrence and impacts by supporting the natural water cycle, preserving ecosystem services, and enhancing climate change adaptation capacity. Accordingly, the primary objective is to scientifically demonstrate the importance of nature-based solutions in flood management and to develop holistic solution proposals that will guide sustainable planning and implementation.

Considering the responsibilities of local administrations, the Haramidere watershed was selected as the pilot study area, as it has experienced several flood events in recent years, in particular the flood event that occurred in June 2020, which resulted in loss of life. The project “Investigation of the Applicability of Nature-Based Solutions in Flood Modeling and Risk Reduction in Esenyurt District”, conducted in the Haramidere watershed, which also includes the Esenyurt District, encompasses the following components:

• calculation of flood hydrographs by considering physical characteristics affecting hydrological processes (permeability, slope, hydrogeological properties of units, etc.),

• development of flash flood models and simulations,

• identification of flood/flash flood disaster risks,

• generation of disaster scenarios based on different precipitation and climate conditions,

• investigation of mitigation and damage reduction measures—particularly nature-based applications that provide sustainable drainage, and

• evaluation of the flood risk reduction capacity of scenarios suitable for the study area.

 

 

 

 

 

 

Tüm dünyada etkileri gözlenen iklim değişikliği sebebiyle, özellikle Marmara Bölgesi’nde, son yıllarda yaşanan hızlı nüfus artışı ve yoğun yapılaşma nedeniyle oluşan geçirimsiz yüzeyler ile infiltrasyon ve buharlaşmanın doğal dengesinin de bozulmasıyla sel, taşkın ve su baskını afetlerinin sıklığının ve şiddetinin arttığı görülmektedir.

Bu kapsamda, İstanbul ilinde sel/taşkın/su baskını afet risklerinin belirlenmesi, bu risklerin farklı iklim ve yağış senaryoları altında oluşturabileceği potansiyel tehlikelerin analiz edilmesi ve afet senaryolarının üretilmesi büyük önem taşımaktadır.

Taşkın risklerinin azaltılmasına yönelik uygulamaların yalnızca dere ıslahı ve yapısal müdahalelerle sınırlandırılmasının; ekosistem bütünlüğünün bozulması, doğal su tutma ve geciktirme kapasitesinin azalması ve uzun vadede risklerin yeniden artması gibi olumsuz sonuçlar doğurabildiği bilinmektedir.

Bu nedenle, söz konusu çalışmada doğal su döngüsünü destekleyen, ekosistem hizmetlerini koruyan ve iklim değişikliğine uyum kapasitesini artıran doğa tabanlı çözümlerin taşkın oluşumu ve etkileri üzerindeki rolünün araştırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, doğa tabanlı çözümlerin taşkın yönetiminde taşıdığı önemin bilimsel olarak gösterilmesi ve sürdürülebilir planlama ve uygulamalara yön verecek bütüncül çözüm önerilerinin geliştirilmesi temel amaç olarak benimsenmiştir.

Yerel yönetim sorumluluklarını da gözeterek, son yıllarda birkaç kez taşkın gelişmiş, özellikle 2020 yılı Haziran ayında can kaybına yola açan bir taşkın olayının gerçekleştiği, Haramidere havza alanı pilot bölge seçilmiştir. Esenyurt İlçesini de içine alan Haramidere havzasında gerçekleştirilen “Esenyurt İlçesinde Taşkın Modelleme ve Risk Azaltmada Doğa Tabanlı Çözümlerin Uygulanabilirliğinin Araştırılması” projesi:

• hidrolojik süreçleri etkileyecek fiziksel özellikler (geçirimlilik, eğim, birimlerin hidrojeolojik özellikleri vb) göz önünde bulundurularak, taşkın hidrograflarının hesaplanması,

• taşkın modeli ve simülasyonunun oluşturulması,

• sel/taşkın afet risklerinin belirlenmesi,

• farklı yağış ve iklim koşullarına bağlı afet senaryolarının üretilmesi,

• önlem ve zarar azaltıcı uygulamaların - özellikle doğa tabanlı sürdürülebilir drenaj sağlayan uygulamaların- araştırılması ve

• çalışma alanına uygun olan senaryoların taşkın riskini azaltma kabiliyetinin incelenmesi

konularını kapsamaktadır.